Skolyoz (Omurga Eğriliği) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
Sağlıklı bir omurgaya arkadan bakıldığında, omurların boyundan kuyruk sokumuna kadar düz bir çizgi halinde inmesi gerekir. Ancak omurganın sağa veya sola doğru "C" ya da "S" harfi şeklinde eğrilmesi, kendi etrafında dönmesi (rotasyon) durumuna skolyoz (omurga eğriliği) adı verilir.
Genellikle çocukluk çağında ve ergenliğe geçişteki hızlı büyüme dönemlerinde (10-15 yaş arası) ortaya çıkan skolyoz, erken teşhis edilmediğinde eğriliğin derecesi artarak duruş bozukluklarına, şiddetli sırt/bel ağrılarına ve ileri evrelerde kalp-akciğer fonksiyonlarının kısıtlanmasına yol açabilen ciddi bir ortopedik rahatsızlıktır.
Skolyozun En Sık Görülen Belirtileri Nelerdir?
Skolyoz genellikle ağrısız ve sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Çoğu zaman aileler tarafından veya okul taramalarında tesadüfen fark edilir. Çocuğunuzda veya kendinizde şu belirtilerden birini gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurmalısınız:
Omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksekte durması (omuz asimetrisi).
Kürek kemiklerinden birinin dışarıya doğru daha çıkık görünmesi.
Kalça seviyelerinde eşitsizlik (bir tarafın daha yüksek veya belirgin olması).
Kollar yanlara sarkıtıldığında, gövde ile kollar arasındaki mesafenin eşit olmaması.
Öne doğru eğilme (Adams testi) sırasında sırtın bir tarafında hörgüç benzeri bir tümsek oluşması.
Skolyoz Neden Olur ve Çeşitleri Nelerdir?
Skolyozun ortaya çıkış nedenine göre farklı alt türleri bulunmaktadır:
İdiyopatik Skolyoz: En sık görülen türdür (%80-85). Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Konjenital (Doğuştan) Skolyoz: Anne karnındaki omurga gelişimi sırasında meydana gelen kemik anormalliklerine (eksik veya yapışık omurlar) bağlı olarak doğuştan itibaren görülür.
Nöromusküler Skolyoz: Serebral palsi, kas distrofisi veya çocuk felci gibi sinir-kas sistemini etkileyen hastalıklara bağlı olarak gelişir.
Skolyoz Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Skolyoz tedavisinde amaç; eğriliğin ilerlemesini durdurmak, varsa ağrıyı gidermek, kozmetik görünümü iyileştirmek ve akciğer/kalp sağlığını korumaktır. Tedavi planı; eğriliğin derecesine (Cobb açısı), hastanın yaşına ve kemik büyüme potansiyeline göre kişiye özel olarak belirlenir.
1. Gözlem ve Düzenli Takip Eğrilik derecesi 20 derecenin altında olan ve büyüme çağındaki çocuklarda genellikle aktif bir tedavi uygulanmaz. Ancak eğriliğin ilerleyip ilerlemediğini kontrol etmek için hasta, 4-6 aylık periyotlarla röntgen çekilerek yakından takip edilir.
2. Skolyoz Egzersizleri ve Fizik Tedavi (Schroth Yöntemi) Hafif ve orta dereceli eğriliklerde, özellikle büyümesi devam eden çocuklarda uygulanan en etkili yöntemlerden biridir. Schroth yöntemi gibi 3 boyutlu özel skolyoz egzersizleri ile asimetrik kaslar güçlendirilir, nefes teknikleriyle göğüs kafesi şekillendirilir ve hastaya doğru postür (duruş) alışkanlığı kazandırılır.
3. Korse Tedavisi Eğriliğin 20 ila 40 derece arasında olduğu ve kemik büyümesinin henüz tamamlanmadığı çocuklarda eğriliğin ilerlemesini durdurmak için skolyoz korsesi kullanılır. Hastanın vücut ölçülerine göre 3 boyutlu olarak özel üretilen bu korselerin, günde ortalama 16-23 saat arası takılması başarı oranını ciddi şekilde artırır.
4. Cerrahi Tedavi (Skolyoz Ameliyatı) Eğrilik derecesi 40-45 derecenin üzerine çıkmışsa ve akciğer kapasitesini tehdit etmeye başlamışsa cerrahi müdahale gündeme gelir. Spinal füzyon ameliyatı olarak bilinen bu işlemde, eğriliğe neden olan omurlar titanyum vida ve çubuk sistemleri ile düzeltilerek birbirine kaynatılır (sabitlenir). Gelişen teknoloji ve nöromonitörizasyon (ameliyat sırasında sinirlerin izlenmesi) sistemleri sayesinde skolyoz ameliyatları günümüzde son derece yüksek başarı oranları ve güvenlikle gerçekleştirilmektedir.
Skolyozda erken teşhis, ameliyatsız tedavi seçeneklerinin başarısı için en kritik adımdır. Çocuğunuzun omurga sağlığını değerlendirmek ve en doğru tedavi planını oluşturmak için uzman hekim kadromuzdan randevu alabilirsiniz.
26 Ağustos 2026